Hamiyet ÇAKIR

İlim bil, irfan bil, söz bil…
İkram bil, kural bil, doyum bil…
Usul bil, adap bil, sınır bil…
Yol bil, yordam bil…
Hal bil, ahval bil, gönül bil…
İşte o zaman insansın derim.

İnsan olmak, yalnızca doğmakla kazanılan bir unvan değildir. İnsan olmak; öğrenmekle, anlamakla, hissedebilmekle ve kendini terbiye etmekle inşa edilen uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta insanı insan yapan değerler vardır; kimi aklı besler, kimi kalbi, kimi de karakteri.

Önce ilim bilmek gerekir. Çünkü bilgi, karanlıkta yakılan bir kandildir. İnsan bilmedikçe korkar, bilmedikçe yanılır. Fakat sadece ilim yetmez; irfan da gerekir. İrfan, bilginin kalple yoğrulmuş hâlidir. Kitaplardan öğrenilen akıl ile hayatın öğrettiği hikmet birleştiğinde insan kemale doğru yürür.

Sonra söz bilmek gerekir. Her söz ağızdan çıkar ama her söz insanı yüceltmez. Söz, yerini bulduğunda merhem olur; yanlış zamanda söylendiğinde yara açar. İnsan, konuşmayı değil; ne zaman susacağını da bilmelidir.

Hayat sadece almak değildir. İkram bilmek gerekir. Paylaşmayı bilmeyen bir gönül, ne kadar zengin olursa olsun fakirdir. Ama ikram kadar kural bilmek de gerekir. Kuralsızlık özgürlük değildir; kaostur. İnsan sınırlarını bildiğinde hem kendini hem başkasını korur.

Bir de doyum bilmek vardır. Çünkü doyumsuzluk, çağımızın en büyük hastalıklarından biridir. Daha fazlasını isteyen insan, çoğu zaman elindekinin kıymetini unutur. Oysa gerçek zenginlik, sahip olduklarının farkına varabilmektir.

Hayatta ilerlemek için usul bilmek gerekir. Her işin bir yolu, bir yöntemi vardır. Usul bilmeyen, iyi niyetle bile olsa çoğu zaman zarar verir. Bunun yanında adap bilmek de gerekir. Adap; saygının, inceliğin ve zarafetin adıdır. İnsan, davranışlarının inceliğiyle ölçülür.

Ve elbette sınır bilmek… Kendine, başkasına, hayata karşı sınırlarını bilmeyen insan; en çok kendine zarar verir. Sınır, insanın hem karakterini hem de saygınlığını koruyan görünmez bir çizgidir.

Yaşam yolunda yol bilmek ve yordam bilmek de önemlidir. Çünkü iyi niyet tek başına yetmez; doğru yöntemle yürümek gerekir. Hayat bazen güç, bazen sabır, bazen de akıl ister.

Ama bütün bunların ötesinde bir şey vardır ki insanı gerçekten insan yapan odur: hal bilmek, ahval bilmek ve gönül bilmek. Bir insanın hâlini anlayabilmek, gözünden geçen bir hüzün damlasını fark edebilmek, kalbinde taşıdığı yükü sezebilmek… İşte gerçek insanlık burada başlar.

Çünkü insan olmak; yalnızca kendini düşünmek değildir. Başkasının acısını hissedebilmek, sevincine ortak olabilmek, bir gönlü kırmamak için kelimelerini tartabilmektir.

Bütün bu incelikleri bilen, öğrenmeye çalışan ve hayatına katabilen kişi için tek bir cümle yeterlidir:

İşte o zaman insansın derim.

Yazar