Rafet ULUTÜRK
GERB, BSP ve ITN gibi partilerin söylemleri, bazı kesimlerce kırıcı bulundu. Öte yandan bu partiler, kendi seçmenlerine “seçim güvenliği” ve “egemenlik” vurgusu yaptıklarını savunuyor.
Bu noktada iki gerçek aynı anda var olabilir:
- Kullanılan dil, vatandaşların bir kısmını incitmiş olabilir.
- Aynı zamanda siyasetçiler, devlet refleksi gösterdiklerini düşünüyor olabilir.
Siyasetin en büyük hatası bazen niyet değil, ifade biçimi olur.
Güvensizlik Sarmalı
Çifte vatandaşlar kendilerini hedef alınmış hissederken, Bulgaristan içindeki bazı seçmenler de “dış etki” kaygısı taşıyor. Yani aslında iki taraf da güvensizlik yaşıyor. Biri “bizi istemiyorlar” diyor, diğeri “bizi etkiliyorlar” diyor.
Bu, klasik bir güven krizidir. Ve güven krizleri, sert söylemlerle değil, şeffaflık ve diyalogla çözülür.
Tartışmalı Önerge ve Siyasi Sorumluluk
Bu sürecin dikkat çeken yönlerinden biri de, önergenin ilk çıkış noktası oldu.
Vazrazhdane partisinin milliyetçi ve sert söylemleri kamuoyunda uzun süredir biliniyor. Bu nedenle, bu çizgiden gelen bir önergenin parlamentoda kabul görmesi, tartışmayı daha da büyüttü.
Önergenin, GERB, ITN ve BSP milletvekillerinin oylarıyla desteklenmesi, birçok vatandaş tarafından “aşırı söylemlerin meşrulaşması” olarak yorumlandı.
Buradaki asıl mesele, partilerin niyetinden çok, ortaya çıkan siyasi görüntüdür. Bu görüntü, toplumun bir kesiminde ciddi bir kırılma hissi oluşturdu.
Temsil ve Sessizlik Meselesi
Kendini Türklerin ya da çifte vatandaşların temsilcisi olarak konumlandıran siyasi aktörlerin bu süreçte daha görünür olmaması, seçmende hayal kırıklığı yarattı. Ancak bu sessizlik bazen strateji, bazen de siyasi sıkışmışlığın sonucudur.
Seçmen için sonuç değişmez: net bir duruş görmek ister.
Cumhurbaşkanının Rolü ve Veto Beklentisi
Rumen Radev, parlamentonun AB dışındaki ülkelerde oy verme sandıklarını sınırlama kararına karşı çıktığını kamuoyuna açıkladı. Bu tutum, birçok vatandaş tarafından dengeleyici ve kapsayıcı bir yaklaşım olarak görüldü.
Bu noktada beklenti nettir:
Cumhurbaşkanı İliyana Yotova’nın da bu karara karşı daha açık bir tavır alması ve vetoyu desteklemesi gerektiğini düşünen geniş bir kesim bulunuyor. Cumhurbaşkanının, bu oylamayı veto ederek konunun yeniden değerlendirilmesini sağlaması ve toplumdaki gerilimi düşürmesi gerekir.
Veto, yalnızca hukuki bir araç değil; aynı zamanda toplumsal mesaj niteliği taşır:
“Bulgaristan, yurt dışındaki vatandaşlarını dışlamaz.”
Belki de Asıl Soru Şu
Bulgaristan, yurt dışında yaşayan vatandaşlarıyla bağını nasıl güçlendirebilir ve aynı zamanda ülke içindeki seçmenlerin güvenlik kaygılarını nasıl giderebilir?
Bu soru cevaplanmadan, her tartışma bir tarafı memnun ederken diğer tarafı kırmaya devam edecek.
Bu mesele, “kim haklı” tartışmasından çok, nasıl birlikte kalınır sorusudur.
Bulgaristan’ın ihtiyacı olan şey, kimlikler üzerinden saflaşmak değil; güveni yeniden inşa edecek bir siyasi dil ve kapsayıcı bir yaklaşım. Sandık sayıları değişebilir. Ama vatandaşlık bağı zedelenirse, onu onarmak çok daha zor olur.

Интервю с Рафет Улутюрк, председател на Бултюрк
Bultürk Derneği Kocaeli-Derince Cumhuriyet İlkokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenledi
Двадесет секции, четиридесет заявления и нарастващата дистанция
Bultürk Derneği Kocaeli-Derince Cumhuriyet Ortaokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Belgesel Film Gösterimi Düzenledi
Kırcaali Efsanesi Kitabı İmza Günü ve Söyleşi
Bultürk Derneği Kocaeli-Kartepe Arslanbey Ortaokulu’nda Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenledi
Rafet Ulutürk’ün Rumeli’ye Geçiş Konferans Konuşması
Aysu Akbaş’ın Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Açılış Konuşması
Краят на една епоха: Политическото самоубийство на ГЕРБ и последната капка, която преля чашата