Sayın Kostadin Kostadinov,
Son dönemde Bulgaristan kamuoyuna yaptığınız çağrılar ve kullandığınız söylem, ne yazık ki toplumsal sorunlara çözüm üretmekten ziyade gerilimi artıran bir çizgide ilerlemektedir. Halkı öfkeye ve kutuplaşmaya davet eden, modası geçmiş ideolojik yaklaşımlar bugün Bulgaristan’ın ihtiyaç duyduğu demokratik ve kapsayıcı siyaset anlayışıyla örtüşmemektedir.
Ancak artık dünya değişmiştir. Gelişen iletişim kanalları ve teknolojik imkânlar sayesinde Bulgaristan seçmeni daha bilinçli, daha sorgulayıcı ve daha talepkârdır. Seçmen; yıllardır tekrar eden çözümsüz vaatlerden, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktan, oyların suistimal edildiği yönündeki kaygılardan ve “güçlünün haklı olduğu” anlayışını çağrıştıran mafyatik devlet algısından yorulmuştur. Bu sorunların çözümü, toplumu etnik kimlikler üzerinden tahrik etmek değil; somut, uygulanabilir ve kapsayıcı politikalar üretmektir.
Partiniz Vazrazhdane’nin krizlerden beslenen, gerilim üzerinden siyaset yapan bir görüntü vermesi; agresif tutum ve etnik suçlamalarla çözümün değil, sorunun bir parçası haline gelmesine yol açmaktadır. Oysa Bulgaristan’ın bugün ihtiyacı olan şey, kutuplaşma değil; ortak akıl, demokratik olgunluk ve yapıcı diyalogdur.
Ülkenin derinleşen siyasi ve ekonomik istikrarsızlığı, azalan seçim katılım oranları ve vatandaşta büyüyen güven krizi artık görmezden gelinemeyecek boyuttadır. Devlete ve adalete duyulan güvensizlik, demokrasinin en temel zeminini aşındırmaktadır. Mafyatik yöntemlerden arındırılmış, şeffaf ve hesap verebilir bir devlet yapısı için somut çözüm önerilerinizi kamuoyuyla paylaşmanızı beklemek en doğal haktır.
Siyaset, belli bir etnik yapıya değil; Bulgaristan’ın tamamına hitap etmelidir. Demokratik standartları yükselten, hukukun üstünlüğünü esas alan, tüm vatandaşların eşit hak ve sorumluluklarla yaşayabildiği bir sistem için ortaya koyacağınız projeler çok daha değerli olacaktır.
Ekonomik sebeplerle Bulgaristan dışında yaşayan vatandaşların ülkelerine geri dönebilmeleri için umut verecek, sürdürülebilir kalkınma politikaları üretmek de büyük önem taşımaktadır. Gençlerin ve nitelikli iş gücünün ülkeye geri dönüşünü teşvik edecek stratejiler, Bulgaristan’ın geleceği açısından belirleyici olacaktır.
Biz BULTÜRK olarak, Türkiye’de ve Bulgaristan’da yaşayan vatandaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Eleştirilerimizi bir yaftalama konusu yapmak yerine, bunları yapıcı bir katkı ve dışarıdan bir gözün değerlendirmesi olarak görmenizi temenni ederiz. Her eleştirinin bir armağan olduğu bilinciyle, dile getirilen görüşleri dikkatle değerlendirmenizi bekliyoruz.
Bulgaristan’da her vatandaşın, etnik ve dini kimliğine bakılmaksızın; özgürce, demokratik kurallar çerçevesinde, hak ve sorumluluklarıyla yaşayabilmesi gerektiğini savunuyoruz. BULTÜRK; üyeleri ve yönetimiyle yaptığı kapsamlı istişareler sonucunda geliştirdiği çözüm önerilerini ve görüşlerini çeşitli platformlarda kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bu görüşleri “ajanlık” gibi ithamlarla değersizleştirmeye çalışmak, farklı fikirleri bastırma çabasından öteye geçmemektedir.
Siyasetinizi seçmenin duyguları üzerinden değil; değişen dünya düzeni, demokrasi ve hukuk devleti ekseninde yürütmenizi; sivil toplum kuruluşlarıyla çatışma değil, proje ve çözüm odaklı iş birliği geliştirmenizi temenni ederiz.
Bugün Bulgaristan’ın acil çözüm bekleyen birçok sorunu vardır. İstikrarsızlık, Türkiye başta olmak üzere komşu ve müttefik ülkelerle atılabilecek önemli adımların gecikmesine neden olmaktadır. Ülkenin en üst makamında görev yapmış ve siyasi süreçleri yakından gözlemlemiş Sayın Rumen Radev’in olası siyasi hamlelerinin doğru kanallarla anlatılması durumunda, özellikle Türk seçmen nezdinde karşılık bulabileceği yönündeki kanaat de göz ardı edilmemelidir.
Eşit şartlarda yaşamak isteyen vatandaşlara çözüm üretmek yerine, dar çevrelerin etkisi altında siyaset yapmak Bulgaristan’a yalnızca yeni krizler ve kaos getirecektir.
Temennimiz; sizin ve Bulgaristan’daki tüm siyasi partilerin, evrensel demokrasi standartlarına uygun, özgün ve kapsayıcı bir siyaset anlayışı için çaba göstermesidir.
Aksi takdirde, hiçbir dış destek ya da sivil toplum yapısı, güven kaybına uğramış bir siyaseti ayakta tutmaya yetmeyecektir.
Saygılarımızla.
Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK
Genel Başkanı

BULTÜRK Derneği Bayrampaşa İTO Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenledi
Sevgililer Günü Nereden Çıktı?
İsviçre’nin 10 Milyon Sınırı Referandumu: Demokrasi mi Korku mu?
İliyana Yotova, Andrey Gyurov’a geçici hükümet kurma görevini verdi
Demokrasi Coğrafi Bir Ayrıcalık Değil, Anayasal Bir Haktır
BGSAM açıklaması; BULTÜRK: “Demokrasiye Erişim Hak ve Adalet Meselesidir, Güvenlik Tehdidi Değildir.”
Bulgaristan’da Gerilim Siyasetinin Son Kullanma Tarihi
Bulgaristan Parti Başkanına Cevabımızdır
BULTÜRK’ten Karesi Belediyesi’ne Nezaket Ziyareti