Dr. Nedim BİRİNCİ
Kimliklerin Ötesinde Bir Sadakat: Feymonville
Avrupa Birliği’nin başkenti Brüksel’den birkaç saat uzaklıkta, kendisini “Türk” olarak tanımlayan ama Türkçe bilmeyen bir topluluk yaşıyor. Feymonville halkı, ne kan bağıyla ne de göç dalgasıyla Anadolu’ya bağlı. Onların Türklüğü, bir genetik miras değil; bir direniş mirası.
ve 17. yüzyıllarda Kilise, Osmanlı’ya karşı savaşmak için tüm Avrupa’dan vergi toplarken, bu küçük köyün sakinleri “Biz Türk tarafındayız, bu vergiyi ödemiyoruz” diyerek sisteme kafa tutmuşlar. O günden beri onlara takılan “Türk” lakabı, zamanla bir hakaretten ziyade, bir onur nişanına dönüşmüş.
Bugün Feymonville sokaklarında dolaşırken göreceğiniz ay-yıldız, sadece bir bayrak değil; haksızlığa karşı duruşun ve toplumsal hafızanın ne kadar dirençli olduğunun bir kanıtı. Belki de gerçek “Türklük”, sadece coğrafi sınırlarda değil, haksızlığa karşı gösterilen o inatçı duruşta gizlidir.
Derinlemesine Bilgilenme: Neden “Türk Köyü”?
Feymonville’in neden “Türk” olarak anıldığına dair üç ana teori bulunmaktadır:
1. Haçlı Seferleri ve Vergi Reddi (En Güçlü Teori)
Köy, o dönemde Stavelot-Malmedy Prenslik Manastırı’na bağlıydı. Kilise, Osmanlı Devleti’ne karşı yapılacak savaşları finanse etmek için ağır vergiler koyduğunda, Feymonville halkı bu vergiyi ödemeyi reddetti. Komşu köyler ise onları cezalandırmak amacıyla “Siz vergi vermediğinize göre Türklerle iş birliği yapıyorsunuz, siz de Türksünüz!” diyerek onları dışladı. Köylüler bu lakabı benimseyerek bir kimlik haline getirdiler.
2. Kilise Çanlarına Başkaldırı
Bir başka rivayete göre, köylüler kilisenin baskıcı tutumuna karşı çıkarak kilise çanlarını çalmayı reddetmişler. Çan sesine karşı ezan sesini (veya o imgeyi) simgeleyen sessizliği tercih etmeleri, onların “Müslüman/Türk” olarak etiketlenmesine neden olmuştur.
3. Tarihi Bir Yanılsama
Bazı tarihçiler, köyün 11. yüzyılda bölgeden geçen Haçlı askerleri tarafından, gördükleri “Türk savaşçılarına” benzetilen yerel bir direnişçi grup nedeniyle bu ismi aldığını savunur.
Feymonville Hakkında İlginç Gerçekler
Le Turkania (Otel ve Restoran): Köyün en meşhur yerlerinden biri bu oteldir. Kapısında Türk bayrağı asılıdır.
RFC Turkania (Futbol Takımı): Köyün futbol kulübünün logosunda ay ve yıldız bulunur.
Karnaval Geleneği: Her yıl Şubat ayında düzenlenen karnavalda, köylüler Türk kıyafetleri giyer, at binicileri Türk bayraklarıyla tören yapar.
Türkiye ile Bağlar: Köy sakinleri kendilerini Türkiye’ye çok yakın hissetseler de, köye ilk gerçek Türk göçmenler ancak 1960’larda işçi olarak gitmiştir. Yani köylülerin “Türklüğü”, Türklerin oraya gitmesinden çok daha eskiye dayanır.

Balıkesir İstanbulluoğlu Sosyal Bilimler Lisesi Okul Müdürü Yaşar Karaoğlan’ın Konuşması
Bir Belgeselin Açtığı Kapı: Rumeli’ye Geçiş, Kırcaali ve Gençliğin Bakışı
BULTÜRK’ten Balıkesir’de “Türk Dünyası ve Strateji” Değerlendirme Toplantısı
BULTÜRK Derneği Balıkesir-İstanbulluoğlu Sosyal Bilimler Lisesi’nde Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Düzenlendi
Küresel Diplomaside Yeni Dönem
Paslanan Sadece Demir Değil, Kalbimizdir
Avrupa’nın Kalbinde Bir “Vatan” Hasreti mi, Yoksa Tarihi Bir Başkaldırı mı?
Hafıza İhaneti: Kopenhag’daki Uçak Kadar Olamamak!
Karanlığın Sınadığı Asalet: Kurt ve Dolunay