Gülten RAYİMOĞLU
Hayat, tıpkı bir fincan kahve gibidir. Kimi zaman buruk ve acı, kimi zaman ise tatlı ve keyifli olabilir. Ancak aslında önemli olan kahvenin tadı değil, onu kiminle içtiğinizdir. Çünkü kahve gibi, hayat da paylaşıldıkça anlam kazanır.
Sabahın erken saatlerinde içilen bir fincan kahve, güne başlamak için bir ritüeldir.
Yoğun bir iş gününün ortasında yudumlanan kahve, kısa bir mola ve nefes alma fırsatıdır.
Sevdiklerinizle yapılan uzun sohbetlerde içilen kahve ise, anılar biriktirmenin en keyifli yollarından biridir. Kahve bazen yalnızlığın dostu olur, bazen de kahkahanın eşlikçisi.
Hayatın getirdiği zorluklar ve mutluluklar da tıpkı kahve gibi değişkendir. Kimi zaman sert, kimi zaman yumuşak içimli olabilir. Ama bir fincan kahveyi özel kılan şey, onu içtiğiniz anın ruhu ve paylaştığınız kişilerdir. Güzel bir kahve, en iyi dostla içildiğinde unutulmaz olur. Bir fincan kahve, sevgiyle sunulduğunda, içindeki tat ne olursa olsun, her zaman sıcacık bir mutluluk hissi bırakır.
O halde hayata da bir fincan kahve gibi bakalım.
Tadını fazla sorgulamadan, anın keyfini çıkararak ve en önemlisi, doğru insanlarla paylaşarak.
Çünkü kahvenin köpüğü geçici olsa da, birlikte içilen kahvenin hatırası kalıcıdır.

Dünya Güreş Şampiyonası Kazakistan’da Başladı: Türkiye 30 Sporcu ile Minderde
Ankara’da Özbekistan Yatırım ve Kalkınma Konferansı Sona Erdi
Genç Türkologlar, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. Yılında Türkistan’da Buluştu
TÜRKSOY Müzeler Birliğinin 2027 Dönem Başkanlığı Türkiye’ye Devredildi
Astana’da Küresel Tarım Zirvesi Düzenlendi
Dışişleri Bakanlığından Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’ye Müftü Atamalarına Tepki






