ANKARA – 24 Ekim 2026
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yaptığı atamalara tepki göstererek, Batı Trakya Türk Azınlığının kendi seçtiği müftülerin tanınması çağrısında bulundu.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Yunanistan’ın söz konusu atamalarla Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığı belirtilen temel hak ve özgürlüklerini göz ardı etmeyi sürdürdüğü ifade edildi.
“Azınlığın İradesi ve Din Özgürlüğü Göz Ardı Ediliyor”
Açıklamada, müftülük kurumunun Batı Trakya Türk Azınlığının dini, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.
Yunanistan’ın, azınlığın kendi seçtiği müftüleri tanımamakta ısrar ettiği belirtilen açıklamada, bu yaklaşımın azınlığın iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı ettiği kaydedildi.
Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan makamlarına azınlığın seçtiği müftüleri tanıma ve devlet tarafından atanan müftüleri kabul ettirmeye yönelik girişimlerden vazgeçme çağrısı yaptı.
Gümülcine ve İskeçe’ye Beş Yıllığına Atama
Yunanistan hükümeti, Batı Trakya Türk Azınlığının müftülerin kendi iradesiyle belirlenmesi yönündeki taleplerine rağmen Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yeni atamalar gerçekleştirdi.
Yunanistan Resmî Gazetesi’nde yayımlanan kararnamelere göre Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğüne, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne atandı. Her iki atamanın görev süresi beş yıl olarak belirlendi.
Batı Trakya Türk Azınlığı ise Gümülcine’de İbrahim Şerif’i, İskeçe’de Mustafa Trampa’yı kendi seçtiği müftüler olarak kabul ediyor.
Batı Trakya’da Müftülük Sorunu
Batı Trakya’daki müftülük meselesi, 1985 yılında Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi’nin vefatından sonra Yunanistan yönetiminin müftüleri atama yoluyla belirlemeye başlamasıyla gündeme geldi. 1991’de yapılan yasal düzenlemeyle atama sistemi kalıcı hâle getirildi.
Böylece bölgede devlet tarafından atanan müftüler ile Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftülerden oluşan iki ayrı yapı ortaya çıktı.
Azınlık temsilcileri, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması başta olmak üzere uluslararası anlaşmaları, kendi dini liderlerini belirleme taleplerinin hukuki dayanakları arasında gösteriyor. Yunanistan yönetimi ise müftülükleri kamu görevi kapsamında değerlendirerek atama uygulamasını sürdürüyor.
Türkiye’nin son açıklaması, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliği ve kendi müftülerini belirleme hakkı konusundaki anlaşmazlığın yeniden diplomatik gündeme taşındığını ortaya koydu.
Kaynak: AA

Dışişleri Bakanlığından Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’ye Müftü Atamalarına Tepki
Sırbistan’da Erken Parlamento Seçimleri Öncesinde Düşünme Günü
Romanya Açıklarında Tehlike Sinyali Veren Ticari Gemide Bir Kişi Hayatını Kaybetti
Bulgaristan’da İHA Kullanımına İlişkin Yeni Yasal Düzenleme Hazırlığı




