Asena Türk mitolojisinde önemli bir rol oyniyan efsanevi bir dişi kurttur. Eski Türklerin en mühim hükümdarlarının mensub olduğu Aşina, Zena, Asen veya Şunnu adı verilen sülale, efsaneye göre bu dişi kurt’dan türemiştir.
Dişi kurt (asena) Efsanesinin, buluntulara göre en eski şekli (MÖ.330) Antik Çin kaynaklarından, Tü’küe halkının türeyişini anlatan Asena efsanesinin farklı şekillerine rastlanılır. Bulunan en eski şekli şöyledir:
Tü-küe „Tü-küe kavimi Hiung-nu’ların bir koluydu. Hükümdar soyunun isimi A-Se-Na idi. Kendilerince ayrı bir ordu kurmuş, ama sonradan komşu bir kavim tarafından yenilgiye uğramışlardı. On yaşında bir çocuğun haricinde bütün kavimleri katliama kurban gitmişti. Düşman askerlerinin hiçbirisi bu çocuğu öldürmeye cesaret edememişti. Çocuğun ayaklarını kesip, onu bir bataklığa attılar. Orada bir dişi kurt vardı, çocuğu et ile besledi. Böylece çocuk zamanla büyüdü ve dişi kurt ile çiftleşti. Kurt derhal gebe kaldı. Düşmanların kralı, çocuğun hala yaşadığını öğrendi ve öldürtmek için tekrar adamlarını gönderdi. Adamlar çocuğun yanındaki dişi kurt’u öldürmek istemediler. Dişi Kurt derhal “Kao Çang”‘ın (Turfan)’ın Kuzeybatısında bulunan bir dağın üstündeki mağaraya kaçti. Mağaranın içinde bir kaç yüz “li” genişliğinde, uzun otlarla kaplı ve etrafı dağlarla kapalı bir ova vardı. Dağın içine kaçan dişi kurt, bu yerde on oğlan çocuk doğurdu. Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar. Bu kadınlar hamile oldu. Çocukların hepsi ayrı bir soy adı aldı. Birisinin soy adı A-Se-Na oldu.“ Bunun yanında efsanenin başka şekilleride bulunmuştur. Ayrıca daha geç zamanlardan kalan, sonradan geliştirilmiş daha detaylı ya da daha kısa olan şekilleride vardır.
Türkiye’de tanınan şekli: Bozkurt Destanı Türklerin ilk ataları Batı Denizi’nin batı kıyısında otururlardı. Türkler Lin adlı bir ülkenin ordularınca yenilgiye uğratıldılar. Düşman çerileri bütün türkleri erkek-kadın, küçük büyük demeden öldürdüler.10 yaşlarında bir oğlan sağ kaldı geriye. Dişi bozkurt çıktı ve çocuğu dişleriyle ensesinden kavrayarak kaçırdı. Altay Dağlarında izi bulunmaz, ıssız ve her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir mağaraya götürdü. Mağaranın içinde büyük bir ova vardı. Ova, baştan ayağa ot ve çayırlarla kaplıydı. Dört bir yanı sarp dağlarla çevrili idi. Bozkurt burada cocuğun yaralarını yalayıp tımar etti, iyileştirdi. Onu sütüyle, avladığı hayvanların etiyle besledi, büyüttü. Sonunda çocuk büyüdü, ergenlik çağına girdi ve bozkurt ile yaşayan son Türk eri evlendiler. Bu evlilikten 10 çocuk doğdu. Çocuklar büyüdüler; dışarıdan kızlarla evlenerek ürediler. Türkler çoğaldılar ve çevreye yayıldılar, ordular kurup Lin ülkesine saldırdılar ve atalarının öcünü aldılar. Yeni bir devlet kurdular, dört bir yana yeniden egemen oldular. Türk kağanları atalarının anısına otağlarının önünde hep kurt başlı sancak dalgalandırdılar. Bu efsanenin son bölümü Ergenekon Destanı’dır.

İstanbul’un 1800 yıllık tarihî kapısı Cibalikapı, geçmişin izlerini günümüze taşıyor
Türkiye’nin uzay hedefleri büyüyor: Yeni nesil teknoloji ve Ay misyonu gündemde
Türkmenistan’daki askerî üniversitelerde öğrenci açığı: Kontenjanların yalnızca üçte biri doldu
Türk dünyasının geleneksel kıyafetleri Ürgüp’te modern tasarımlarla buluştu
Özbekistan’dan UNESCO’da bilim ve kültür mirasını geleceğe taşıyan girişim
Trakya RUBAFED’den İliyana Yotova’ya destek: Eşit vatandaşlık vurgusu
Trakya Rubafed Genel Başkanı Nihat Efe’den Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedir Tuncer’e ziyaret
Tiran’da Balkan İş Forumu: Türkiye ve Balkan Ülkeleri Ekonomik İş Birliğini Güçlendirmeyi Hedefliyor
Urmiye Gölü’nde Sevindirici Gelişme: Su Miktarı Son 6 Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı





