17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.02’de meydana gelen Marmara Depremi, Türkiye’nin hafızasında derin ve silinmez bir iz bıraktı. Kocaeli’nin Gölcük ilçesi merkezli deprem; İstanbul, Yalova, Sakarya, Düzce, Bolu ve çevre illerde büyük yıkıma ve tarifsiz bir acıya neden oldu. Binlerce insanımız hayatını kaybetti, on binlerce vatandaşımız yaralandı ve yüz binlerce insanımız doğrudan ya da dolaylı olarak bu büyük felaketin etkilerini yaşadı.
O gece yalnızca binalar yıkılmadı; ailelerin hayatları değişti, şehirlerin hafızası sarsıldı, geride büyük bir acı ve unutulmayacak hikâyeler kaldı. Aradan geçen 27 yıla rağmen 17 Ağustos, kaybettiklerimizin hatırasını ve deprem gerçeğini bize yeniden hatırlatan önemli bir tarih olmaya devam ediyor.
Bugün bizlere düşen yalnızca geçmişi anmak değil, yaşananlardan ders çıkarmaktır. Depreme hazırlıklı şehirler inşa etmek, güvenli yapılaşmayı sağlamak, bilimsel ve teknik gereklilikleri esas almak ve toplumun afet bilincini güçlendirmek, gelecekte yaşanabilecek felaketlerin sonuçlarını azaltmanın en önemli yollarındandır.
17 Ağustos 1999’da hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride bıraktıkları ailelerine ve yakınlarına bir kez daha sabır diliyoruz.
Aradan yıllar geçse de acımız ilk günkü kadar gerçek.
Unutmadık. Unutmayacağız. Ne unutuyoruz, ne unutturuyoruz.
Bultürk Haber Merkezi

Bağdat’tan Geleceğe: Bilgiyi Kaybeden Medeniyet Egemenliğini De Kaybeder
Toprağın Altından Çıkan Hafıza: Zile Mozaiği Ve Anadolu’nun Stratejik Mirası
Rumen Radev Hükümeti İlk 100 Gününü Tamamladı
Bir Kitaptan Daha Fazlası
17 Ağustos 1999: Unutmadık, Unutmayacağız
Ortadoğu’da Yeni Güvenlik Mimarisi: Türkiye’nin Bölgesel Güçten Stratejik Merkez Ülkeye Evrilişi
YÖK Başkanı Özvar açıkladı: Üniversite affından yaklaşık 500 bin öğrenci yararlanabilecek
Kazım Mirşan’dan Türk Tarihinin Stratejik Geleceğine: Geçmişi Tartışmak Değil, Hafızayı Yeniden Kurmak