Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan 2026 Türkiye Raporu’nda Kıbrıs Türk halkının haklarına ilişkin değerlendirmelere tepki gösterdi. Bakanlık, raporda yer alan ifadeleri taraflı, gerçeklerden kopuk ve haksız olarak nitelendirerek reddetti.
LEFKOŞA (AA) – KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımladığı Türkiye Raporu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, raporda doğrudan KKTC’yi ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını hedef alan değerlendirmelerin kabul edilmediği belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının rapora yönelik açıklamasının tamamen desteklendiği bildirildi.
Avrupa Birliği’nin (AB), 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) üyeliğe kabul etmesinin Kıbrıs meselesinde taraflı bir yaklaşımın göstergesi olduğu savunulan açıklamada, Avrupa Komisyonunun son raporunun da Rum ve Yunan tezlerine destek veren tutumunu sürdürdüğü ifade edildi.
İki Devletli Çözüm Vizyonu Vurgusu
Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayanan iki devletli çözüm vizyonunun raporda göz ardı edilmesi eleştirildi.
Adada geçmişte yürütülen federal çözüm arayışlarının Rum tarafının uzlaşmaz tutumu ve güç paylaşımını reddetmesi nedeniyle sonuçsuz kaldığı ileri sürülen açıklamada, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın ancak iki tarafın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceği kaydedildi.
KKTC’nin, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini belirleme hakkına sahip eşit bir taraf olduğu yönündeki tutumunu Türkiye ile birlikte sürdüreceği belirtildi.
Uluslararası Temas Ve İş Birliği Çabalarına Dikkat Çekildi
Avrupa Komisyonunun, Türkiye’nin KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdindeki girişimlerini eleştirmesine de tepki gösterildi.
Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla doğrudan temas kurma ve iş birliği geliştirme çabalarının raporda “uluslararası meşruiyet arayışı” olarak nitelendirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu çabaların engellenmeye çalışılmasının AB’nin savunduğu ayrımcılık yapmama ve insan haklarına saygı ilkeleriyle çeliştiği ileri sürüldü.
Türkiye İle Yürütülen Projeler Savunuldu
Raporda Türkiye ile KKTC arasında enerji, ulaştırma, altyapı ve güvenlik alanlarında yürütülen iş birliklerine yönelik eleştiriler de değerlendirildi.
Açıklamada, Türkiye ile gerçekleştirilen projelerin Kıbrıs Türk halkının refahını, enerji güvenliğini, ekonomik kalkınmasını ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan meşru iş birlikleri olduğu vurgulandı.
Maraş konusundaki değerlendirmelere de karşı çıkılan açıklamada, bölgede atılan adımların uluslararası hukuk, mülkiyet hakları ve insan haklarına saygı çerçevesinde yürütüldüğü savunuldu. Kıbrıs Türk halkının yıllardır maruz kaldığı izolasyonların göz ardı edilmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi.
Açıklamanın sonunda KKTC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine yönelik kararlı duruşun Türkiye ile birlikte sürdürüleceğini bildirdi.
Kaynak: AA






