Rafet ULUTÜRK
Beklenen oldu. Rumen Radev istifa etti.
Ancak bu gelişme bir son değil; Bulgaristan siyaseti için çok daha kritik bir başlangıçtır. Çünkü artık tartışma “neden istifa etti?” sorusunu aşmıştır. Bugün asıl mesele şudur: Radev bundan sonra kiminle, nasıl ve en önemlisi kimin adına yol yürüyecek?
Siyasette istifa bazen geri çekilme değil, yeniden doğuştur. Radev’in kararı da bu açıdan okunmalıdır. Fakat yeni yolun anlamı, yalnızca atılan adımda değil; o adımın kimlerle ve halkla birlikte atılıp atılmayacağında gizlidir.
Bugün Bulgaristan’ın ihtiyacı olan şey, dar siyasi kamplara sıkışmış bir liderlik değil; tüm Bulgaristan vatandaşlarını kucaklayabilen bir siyasal iradedir. Etnik kökeni, siyasi görüşü, ekonomik durumu ne olursa olsun halkın tamamını içine alan bir yaklaşım… Çünkü ülkede en derin yarılma, partiler arasında değil; siyasetle halk arasındadır.
İşte tam bu noktada Radev’in önünde tarihî bir sorumluluk duruyor:
Halktan kopuk elitlerle mi yürünecek, yoksa halkla birlikte mi?
Eğer yeni yol, eski siyasi aktörlerle, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla şekillenirse; bu istifa, halk nezdinde kısa sürede anlamını yitirir. Bulgaristan insanı artık sahne siyasetine değil, temas siyasetine ihtiyaç duyuyor. Meydanlara çıkmayan, pazara uğramayan, gençlerin umutsuzluğunu dinlemeyen bir liderlik, ne kadar “yeni” görünürse görünsün eskidir.
Gerçek değişim, halkla yan yana durmayı göze almakla başlar.
Halkla birlikte olmak;
– yalnızca alkış almak değil, eleştiriyi de dinlemektir,
– yalnızca seçim dönemlerinde değil, zor zamanlarda da sahada olmaktır,
– yalnızca konuşmak değil, birlikte karar almaktır.
Bu nedenle “yeni yüzler mi, eskilerle devam mı?” sorusu tek başına yeterli değildir. Asıl soru şudur: Bu yeni yüzler, halkın içinden mi gelecek; yoksa yine sistemin filtrelerinden mi geçecek?
Radev eğer gerçekten tüm Bulgaristan vatandaşlarını kucaklayan bir siyasal hat kurmak istiyorsa, bunu söylemle değil, kadrolarla ve yöntemle göstermek zorundadır. Çünkü kapsayıcılık, bir slogan değil; bir siyaset tarzıdır.
Bugün Bulgaristan’ın karşı karşıya olduğu krizler — ekonomik belirsizlik, göç, güvenlik kaygıları ve toplumsal yorgunluk — tek başına bir liderle aşılmaz. Bu krizler, ancak halkın kendisini sürecin parçası hissettiği bir siyasetle aşılabilir.
Rumen Radev şimdi yalnızca kendi geleceği için değil, ülkenin demokratik nefesi için de bir sınav veriyor.
Yeni yol;
ya halktan uzak ama düzenli olacak,
ya da zor ama gerçek olacak.
Ve tarih, her zaman şunu kaydeder:
Halkla yürümeyen hiçbir yol, uzun sürmez.

Kazakistan’da Referandum İçin Tüm Sandıklar Hazır
İsrail Ordusu: İran’ın Nükleer Programıyla Bağlantılı Tesise Saldırı Düzenlendi
Bulgaristan ile ABD Uzmanları Vize Muafiyeti Sürecindeki İlerlemeyi Görüştü
Uygunluk Belgelendirme Sürecinde Görev Alacak Uzmanlar Kamu Seçimiyle Belirlendi
İran’ın Kıbrıs ve Türkiye’ye Yönelik Saldırıları Güvenlik Endişelerini Artırdı
Bulgaristan ve Yunanistan İş Birliğini Derinleştiriyor
12 Mart: İstiklal Marşı’nın Kabulü
Bultürk Derneği İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde “Rumeli’ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgesel Gösterimi Düzenlendi
Şehit Selçuk Gürdal Anadolu Lisesi Öğrencilerinden Derneğimize Ziyaret