Bugun...
ON KASIM


Firdevsi BÜYÜKATEŞ
bilgi@bulturk.net
 
 

Hayat durdu gök yarıldı
Gönlümüzde bir acı sis
Ardından her şey yarım kaldı
Yarım kaldı söyleyeceklerimiz

Umutlar kaldı yalın-ayak
Ufukların rengi karardı
Ardın sıra çırpınarak
Bayraklarda öksüz kaldı.

Artık dereler ters akar
Saatler sessiz çalandı
Zamansız gittin ye ATAM
Ulusumuz da öksüz kaldı

______________________________________________

ELVEDA
Elveda ıhlamur kokulu şehir
Hasretine bile hasret kaldığım
Gönülden gönüle çağlayan nehir
Acısından bile umut aldığım.
 
Anılar gizlenmiş sokaklarında
Gizli gizli bana elini sallar
Çocukluğum ağlar topraklarında
Bu yüzden gönlümde kınalı karlar.
 
Mümkün mü anlatmak sana yaramı
Vedaya bürünmüş gizli sevdamı
Ayrılık açamaz senle aramı
Sende kaldı ömrümün en güzel çağı
 
BULGARİSTAN –DOBRİÇ-2018
__________________________________________________
 
ATATÜRK EVİNE ZİYARET
 
Bir haftadan beri ha bire yağan yağmur sonunda 31 Mart cumartesi günü. Pırıl, pırıl güneş ile rüzgârın konfeti gibi saçlarımıza saçtığı çiçek yaprakları altında ilerliyoruz Yayla Mahallesi yollarında. Yanımda KIRKSEDER Derneğimizin sevilen Başkanı Fuat Ertuğrul Bey’le birlikte ATATÜRK EVİNİ ziyaret ettik.
Uzun bir kuyruk olmasına rağmen beklemeye değer dedik. Bu kuyrukta yediden yetmişe insan vardı ATATÜK EVİNİ ziyarete gelenler arasında. Genç yaşlı herkesin yüzünde ayrı bir heyecan okunuyordu. Girişe yaklaştıkça Ata’mızın sevdiği şarkıların ritmi insanı alıp çok uzaklara götürüyor. Nihayet içeri giriyoruz ve daha kapıda, Kırklareli Belediye personelinin her geleni usanmadan güler yüzle karşılamaları da ayrı bir güzellik katıyor bu harika ortama. Tüm odaları yavaş, yavaş, içimize sindire, sindire geziyoruz.
Sıra savaş zamlarından anılara geliyor. Askıda bir savaş çantası ve yanında kim bilir kaç defa su içtiği matarasına takılıyor gözlerim. En sonunda oturma odasına geliyor sıra. Aman Allahım! Bu ne yaratıcılık böyle? Yüce önderimiz, ölümsüz Atamız sanki canlı karşımızda. Bir adım daha yaklaşsam konuşuverecek heyecanı sardı beni tepeden tırnağa. Kalbimin çırpınışlarından millet rahatsız olacak sandıkça sağ elimle bastırdım durdum sol yanımdaki cevheri. Bu düşünceler beni çok geçmişe sürükleyiverdi.
Atatürk Bulgaristan’da Ataşe iken çok sevdiği kız ‘MİTİ’ nin babası General Kovaçev ATATÜRK’E hayranlık duyan biriydi. Bir akşam yemeği sonrasında gül şarabı içerlerken Atamız ona Türkiye’ye dönünce kısa bir zaman içinde yapacağı devrimlerden söz eder. General Kovaçev şaşkınlık içinde cevap verir.
Bu dediklerinizi yapmak için en az 30 yıl gerekir der. Yıllar sonra Türkiye’ye dönünce de söz verdiklerini çok kıza bir zamanda yerine getirdiğini duyan General Kovaçev ATATÜRK’ e Bir kez daha hayran kaldığını ifade etse de MİTİ ile evlenmelerine rıza göstermez. ATATÜRK VATANI TÜRKİYE İLE EVLİDİR DER.
Bu derin düşüncelerimden beni yine küçük bir oğlan çocuğunun ağlamaklı sesi aldı. Bir kerecik sarılayım diye ağlayan bu üç dört yaşlarında çocuğun gözyaşlarında da ATATÜK’ olan büyük sevgiyi gördüm. Demek bu milletin ATATÜRK sevdası öyle böyle değil, biz onu ve ilkeleri ve düşünceleri ile sonsuza dek yaşatacağız.
 
ATATÜRK EVİNE ziyaretimiz sona yaklaşıyor.
Daha fazla da kalsak olurdu ama bu artık düşüncesizliğe girer, zira dışarıda kuyruk sokaklardan taşmaya başlamış bile. Anı defterini elime alıyorum, heyecanım hala dorukta. İlkokul öğrencisi gibi titreyen ellerimle yazıyorum anı defterine.
 
Bu yazı 16 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Bulgaristan pasaportunda hangi adınız yazıyor?


YUKARI