Bugun...


Sürgündeki Doğu Türkistan Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz :
UYGUR SORUNU ÇÖZÜLMEDEN AVRASYA’DA İSTİKRAR OLMAZ

Sürgündeki Doğu Türkistan Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz :

Çin’in Vuhan kentinde başlayan Covit19 salgını sonrası Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleri ile siyasi sorunlar yaşamaya başlayan Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türk-İslam Dünyası ile ve özellikle Türkiye ile her bakımdan yakınlaşma sürecine girmesi, dikkatle izlenmesi gereken bir süreçtir.
Türkiye’de Boğaz Köprüsü, Hızlı Tren, Metro ve Havaalanları, Maden Ocakları, Enerji Santralleri ve Bir Kuşak-Bir Yol: İpek Yolu gibi önemli projelerde etkin rol oynayan Pekin Yönetimi’nin ekonominin dışında her alanda Türkiye ile yakın ve kalıcı ilişkiler içinde olmaya hevesli olduğu görülmektedir. Diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50 nci yılının kutlanacağı 2021 yılı içinde her iki ülke arasındaki iş birliklerinin stratejik düzeyde ilerleme kaydedeceği anlaşılmaktadır.
Ancak Türk-İslam ülkelerinin; 2017 yılından bu yana sözde eğitim merkezleri adı verilen Ceza ve Toplama Kampları ile Doğu Türkistan halkı üzerinde ideolojik beyin yıkama ve asimilasyonu andıran politikalar uyguladığı iddia edilen Çin Yönetimi’nin Müslüman Türk unsuruna yönelik baskısını görmezden, duymazdan gelen bir anlayış ile davranıyor olmaları kabul edilir bir durum değildir.
Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti olarak başta Türkiye, İran ve Suudi Arabistan olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkelerinin Çin Halk Cumhuriyeti ile kurdukları diplomatik ilişkilere ve kuracakları iş birliklerine karşı çıkmamız hem mümkün hem de doğru değil elbette. Ancak “Türk ve Müslüman” kimliğimizle Türk ve İslam Dünyasından yardım talep etmemizin bizim en doğal dini ve milli hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Çin’e yaptırım uygulamak zor ise eğer, en azından orada yaşayanların dindaş ve kandaş olduklarını vurgulamak dahi yeterli destek olacaktır, Amerika’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin yaptığını yapamasak da!!!
Eğer;
*sözde eğitim merkezleri adı verilen “kamplar” kapatılmaz ise,
*dini ve milli kimliğimize yönelik insani baskılar sona erdirilmez ise,
*zorunlu ve toplu kürtajlara son verilmez ise,
*insanlara yakınları ile iletişim kurmasına,
*birbirlerine görmelerine getirilen yasaklara son verilmez ise,
*ailelerinden zorla alınarak çocuk kamplarına yerleştirilen çocukların aileleriyle buluşmasına izin verilmez ise,
*avukat ve standart mahkeme olmaksızın yargısız ve keyfi suçlamalara son verilmez ise,
*kişilere ait el konulan, istimlak edilen banka hesapları ve mal – mülkleri iade edilmez ise velhasıl-ı kelam, *ÇHC Anayasası ile Özerk Bölge Yasaları’nda tanınan hak ve hukuklar eşit ve adil biçimde uygulanmadığı takdirde,
*Uluslararası İnsan Hakları, Çocuk Hakları, Adil Yargılama ve benzeri uluslararası yükümlülüklere saygı gösterilmediği takdirde,
*Doğu Türkistan halkının demokratik, insani hak arayışları ve talepleri görmezden gelinmeye devam ettiği sürece Çin Hükümeti kendi ülke sınırları içinde ve özellikle Doğu Türkistan bölgesinde asla huzur ve istikrar da olmayacaktır.
Uygur sorunu çözülmeden sadece Çin’de değil, Avrasya coğrafyasında da huzur ve istikrar olmayacaktır...
Uygurların, Kazakların dışlandığı, Uygurlara ve Kazaklara ve diğer halklara baskının görmezden gelindiği Çin ile kurulacak her bir ilişkinin sonunda ciddi “sıkıntılar” ve “sorunlar” olacaktır...
Hem vatan içinde hem de diasporadaki Uygurlar içindeki vatan evlatları asimilasyonu andıran baskılar ve bu baskıları görmezden gelen zihniyete karşı elbette onurlu bir duruş sergileyecektir...
Doğu Türkistan halkının, Uygurların kendi dini ve dini kimliklerini yaşatma ve var olma mücadelesi esnasında artık her türlü yolu aynı anda deneme vakti gelmiştir...
Doğu Türkistan halkının var olma ve milli mevcudiyetlerini koruma, özgürce nefes alma amacını güden direnişinin adını terörizm ile suçlamak ise asla doğru olmayacaktır… 27-30 Eylül 2020
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı



Bu haber 251 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI