Bugun...


SU SAVAŞLARI

SU SAVAŞLARI

Elinizde tuttuğunuz bir fincan kahvede 140 litre su var. Giydiğiniz bir kot pantolonda ise 10 bin 850 litre. Su savaşları çoktan başladı. Akıllı ülkeler kendi su kaynaklarını korumak için çok su harcayan gıda ve endüstriyel ürünleri ithal ediyor. Peki su ayak izimizi nasıl düşüreceğiz? Bütün sektörler için su riskini hesaplama vakti geldi.

ÜRÜN DİRİER,Para Dergisi

Sabah kalktınız ve ayılmak için bir fincan kahve koydunuz. Bilin bakalım o bir fincan kahvenin içinde ne kadar su var? Tam 140 litre su var. Şimdi buzdolabına doğru yöneldiniz. Kahvaltı yapmak için peyniri çıkardınız. Bir tahmin oyunu daha geliyor. O elinizdeki bir kilogramlık peynirin içinde ne kadar su var dersiniz? Tam 5 bin litre. Peki sofradaki şu küçük bir dilim beyaz ekmek ne kadar su saklıyor acaba? İnanmayacaksınız ama 40 litre. O kabuklarını soymaya çalıştığınız yumurta ise 200 litre. Şimdi gardrobunuza doğru yöneldiniz. En sevdiğiniz pamuklu tişörtünüzü aldınız giyiyorsunuz. Beraberinde 2 bin 700 litre su da sizinle geliyor. Kot pantolonunuzda ise 10 bin 850 litre su var. Şimdi de deri ayakkabılarınızı ayağınıza geçiriyorsunuz. Dikkat edin ayaklarınız tam 16 bin 600 litre suya batmış halde. Dışarı çıktınız, aracınıza bindiniz. Bu metal yığınının her 1 dolarlık kısmı 80 litre su barındırıyor. Bu yazdıklarımız şaka ya da abartı değil. Hollanda Twente Üniversitesi Su Mühendisliği ve Yönetimi bölümünden Prof. Arjen Y. Hoekstra ve ekibinin tarım ve endüstride su kullanımı üzerine yaptığı araştırmaların sonuçları işte bu şaşırtıcı rakamları gösteriyor.
Peki nasıl oluyor? Şöyle anlatalım; bir fincan kahvenin içindeki kahve çekirdeklerinin ekilip biçilmesi, yetiştirilmesi, harmanı, toplanması, nakliyesi ve fabrikada işlenmesi sırasında tam 140 litre tatlı su harcanıyor. Buna su ayak izi deniyor. Yani siz kahve içmek için sadece bir fincan su harcadığınızı sanırken, aslında litrelerce suyu birkaç dakika içinde içip bitiriveriyorsunuz. Alışveriş krizine girip “Şunu da alayım bunu da alayım” derken uçup giden sadece cebinizdeki paralar değil. Küçük bir bluz için kullanılan pamuğun yetiştirilmesi ve işlenmesinde harcanan litrelerce tatlı su da buhar olup hatta daha kötüsü kirlenerek uçup gidiyor. Siz de dişlerinizi fırçalarken musluğu kapattığınız zamanlarda su tasarrufu yaptığınızı sanıp sadece vicdanınızı rahatlatıyorsunuz.
Suyun ayak izi kavramı Prof. Hoekstra tarafından ilk olarak 2002 yılında UNESCO-IHE (UNESCO- Su Eğitimi Enstitüsü) desteğiyle bilim çevresine tanıtılmış. 2008 yılında ise Twente Üniversitesi’ne bağlı olarak açılan waterfootprint.org sitesiyle devletlerin, üreticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatini çekme çalışmalarına başlanmış. 2008 yılında meslektaşı Ashok K. Chapagain ile birlikte ‘Globalization Of Water’ adlı bir de kitap yayınlayan Prof. Hoekstra, katıldığı uluslararası konferanslarda ürünlerin etiketlerine ‘su ayak izi’ değerlerinin yazılması, ayak izi bedelinin fiyatlara eklenmesi, pamuk ve pirinç gibi çok su harcayan ürünlerin ithalatının yalnızca su sıkıntısı olmayan ülkelerden yapılması gibi çözüm önerileri sunuyor.

İHRACAT HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR

İthalat demişken konunun diğer önemli boyutuna da bir göz atalım. Şöyle ki bazı ülkeler tarım, tekstil ve endüstriyel ürünlerini kendileri üretiyor ve ihraç ediyorken, bazı ülkeler su gerektiren ürünleri devamlı ithal ederek kendi öz su kaynaklarından tasarruf ediyor. Bu da ihracat yapan ülkeler üzerinde ciddi bir su sıkıntısı yaratıyor. Özellikle Almanya, Avusturya, Bahreyn, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İrlanda, İsrail, Japonya, İtalya, Litvanya, Maritus, Hollanda, Norveç, Portekiz, Katar, Suudi Arabistan, İsveç, İsviçre ve İngiltere gibi ülkeler su izi fazla olan malların yüzde 50-80 oranını ithalatla karşılıyor. Bir kısmı bilinçli olarak kendi suyunu tasarruf etmek amacıyla gıda ve tekstilde ithalata başvuruyor. Buna literatürde sanal su ticareti deniyor. Sanal, çünkü bir ton buğday ithal eden ülke, bir ton buğday üretmek için kullanılan suyu da bedavaya getirmiş oluyor. Bu da ortada ciddi bir bencillik olduğunu gösteriyor. Üstelik bu ülkelerin hemen hepsi dünya ortalamasının çok çok üzerinde tüketim yapıyor. Zimbabwe, Zambia, Vietnam, Özbekistan, Türkmenistan, Tanzanya, Sudan, Srilanka, Afganistan, Arjantin, Bangladeş, Bolivya, Brezilya, Kamboçya, Kameron, Çad, Etiyopya, Gana, Endonezya, Kırgızistan, Mozambik ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler de yüzde 100’e yakın oranda kendi su kaynaklarıyla idare ediyor, neredeyse hiç tekstil ve tarım ürünü ithalatı yapmıyor. Amerika Birleşik Devletleri dünyada en çok su ayak izi tüketen ülke, fakat hepsini kendi kaynaklarından harcıyor. Bu anlamda Avrupa ülkeleriyle ayrışıyor. Su kaynaklarını doğru yönetebilecek pratiğe sahip olmadığı halde ihracat yapan az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için durum oldukça vahim. Ülkeye giren dövizin tükenen su kaynaklarını tekrar yerine getiremeyeceği idrak edilemiyor. Sanal su ticareti kavramını literatüre sokan isim King’s College London’dan İngiliz Prof. John Anthony Allan. School of Oriental and African Studies’te de ders veren Prof. Allan, literatüre kazandırdığı bu kavram ile 2008 yılında Stockholm Su Ödülü’ne de layık görülmüştü.

EN ÇOK AVRUPA VE ABD İZ BIRAKIYOR

Prof. Hoekstra, dünya sanal su ticaretindeki en büyük ihracatçıların Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Asya’nın çoğu ve orta Afrika olduğunu söylüyor. En büyük ithalatçılar ise Avrupa ülkeleri, Japonya, Arap ülkeleri ve Güney Afrika. Prof. Hoekstra’nın çalışmalarına göre en çok su ayak izi tüketen ülkeler Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri. ABD kişi başına yıllık 2483 metre küp su ile birinci sırada yer alıyor. Uluslararası ticarette en çok sığır eti, soya fasulyesi, buğday, kakao, kahve, pirinç ve pamuk alınıp satılıyor. Prof. Hoekstra dengesiz ihracat-ithalat ağından dolayı pek çok ihracat ülkesinin nehirlerin kuruması, yer altı ve üstü suların tükenmesi, göllerin kuruması ve tatlı su kaynaklarının azalması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylüyor. Kırmızı et yerine tavuk eti tüketmek, kahve yerine çay içmek, pamuklu kumaş yerine polyester giymek, pilav yerine patates püresi yemek dışında bireysel olarak bir şeyler yapmak da pek mümkün değil açıkçası. Prof. Hoekstra’ya göre tüketicilerin bilinçli hareket etmesi için üretici firmaların ve devletlerin desteği gerekiyor.

TÜRKİYE DE İHRACATÇI

Türkiye sanal su ihracatçısı ülkeler arasında yer alıyor. Harcadığı su ayak izi miktarının yüzde 85’ini kendi su kaynaklarından karşılıyor. Kişi başına düşen yıllık su ayak izi rakamı ise 1600 metre küp. Türkiye’nin tarım ürünü üzerinden yaptığı sanal su ihracatı yılda 9,81 Gm³, endüstriyel ürünle yaptığı sanal su ihracat oranı ise 1,07 Gm³. Su savaşları başlamadan önce suyu doğru yönetebilmek, başta üreticiler olmak üzere tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor.

SU RİSKİ MONETİZATÖRÜ

Ecolab, su verimliliğiyle ilgili veri analizine yoğunlaşmış Amerika merkezli bir firma. Alanında tek. Geliştirdiği teknolojiyle hizmet verdiği turizm, sağlık, gıda, enerji gibi sektörlerin daha verimli çalışmasını ve tasarruf etmelerini sağlıyor. Ecolab tüm dünyada endüstriyel su kullanımını azaltmak için büyük veriden yararlanıyor. Şirket, endüstriyel alanlarda su kullanımının takibi için 10 binden fazla izleme sistemi kullanıyor. Yeni teknolojiler, şirketlerin su kullanımlarında görünürlüğü geliştirmelerine yardımcı olmak için tahmini veri analizleri sunarken, su tüketimini azaltmak için geri dönüşüm alternatifleri sunuyor. Ecolab’ın 3D Trasar teknolojisi, endüstriyel ortamlardaki su kalitesini sürekli olarak izleyerek ideal su kalitesini korumayı ve suyun tekrar tekrar kullanılmasını sağlıyor.
Halit Kayatürk
2030 yılına kadar küresel su ihtiyacının yüzde 40 artacağını ifade eden Ecolab Türkiye Genel Müdürü Halit Kayatürk, “Ecolab, Trucost ve Microsoft işbirliğinde kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılmasını sağlayan Water Risk Monetizer (Su Riski Monetizatörü) uygulamasını kullanıyor. İşletmelerin su riskini ölçerek, potansiyel su maliyetlerinin hesaplanmasını sağlayan bu uygulama ile su yönetimi yapılabiliyor. Firmalar için en etkin su kullanım planları Bu şekilde belirleniyor” diyor. Örneğin Microsoft bu uygulama sayesinde bir yılda 140 bin dolardan fazla su tasarrufu yapmış. Su Riski Monetizatörü sadece suyu korumayı teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda işletmeler ve topluluklar için daha iyi bir gelecek için suyun yeniden kullanılmasına ve geri dönüşümüne de yardımcı oluyor.
Dünya enerji talebinin önümüzdeki 20 yılda yüzde 30 artacağının tahmin edildiğini belirten Kayatürk, “Bu artan talep nedeniyle şirketler sınırlı kaynakları korumak, operasyonel verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için daha verimli enerji kullanımına ihtiyaç duyacaklar. Otellerden petrol sahalarına kadar tüm sektörler için geçerli bu. Biz 2017 yılında dünya petrol üretiminin yüzde 40’ının su ve enerji ayak izini azaltmasına yardımcı olduk” diyor.

2020 HEDEFİ YÜZDE 25 SU TASARRUFU

Ecolab’ın Türkiye’de 200’den fazla çalışanı bulunuyor. Toplam 171 ülkede ofisi bulunan Ecolab, 40’ın üzerinde sektöre dünyanın sınırlı doğal kaynaklarını daha iyi yönetme konusunda destek oluyor. Ecolab 2018 yılında, iş ortaklarına yıllık 250 bin kişinin enerji kullanımına eşdeğer olan 19 trilyon BTU’luk enerji tasarrufu sağladı. Bu da 250 bin kişinin yıllık enerji kullanımına eşit. Tasarruf edilen CO2, 10 yılda 27 milyon ağaç tarafından emilen karbona eşit. Aynı zamanda firma her yıl tüm dünyada üretilen enerjinin yüzde 22’sinin üretilmesine destek oluyor. Su ve süreç teknolojileri kullanılarak üretilen elektriğin yüzde 22’sinin ve üretilen nükleer enerjinin de yüzde 40’ının yönetilmesine yardımcı oluyor. Ecolab her yıl dünya petrol üretiminin yüzde 40’ı için harcanan su ve enerji ayak izini azaltmaya yardımcı oluyor. Şirket her yıl petrol rafinerilerinin 13 milyar varilden daha fazla petrol işlemesine yardımcı oluyor. Ecolab bünyesindeki Nalco Champion ise, üretimi maksimuma çıkarmak, varlıkları korumak ve işletme maliyetlerini ve çevresel etkiyi azaltmak amacıyla petrol ve gaz operasyonlarına özel hizmetler sunuyor. Nalco Champion, üreticilerin daha az su ve enerji kullanmasına, kullanılan ve üretilen suyu arıtmasına ve temizlemesine ve kuyuların bütünlüğünü sağlamasına yardımcı oluyor. Ecolab 2020 yılına kadar tüm üretim tesislerinde su kullanımını yüzde 25 ve sera gazı emisyonlarını yüzde 10 oranında azaltmayı hedefliyor.

İSTANBUL’DA YÜZDE 38 TASARRUF

Endüstrinin karşı karşıya kaldığı susuzluk tehdidi ekonomik büyümenin önünde büyük bir engel oluşturuyor. Carbon Disclosure Project (CDP)’nin 2016 Küresel Su Raporu’na göre, 2016 yılında 607 şirket susuzluk, kuraklık, sel gibi nedenlerle bir önceki yıla göre 5 kat daha fazla zarar ederek 14 milyar dolar kaybetti. 2030 yılına kadar su arzının yüzde 40 oranında artmasıyla birlikte dünyanın ciddi su sorunu ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Ecolab İstanbul fabrikası, Ağustos 2017’den bu yana yüzde 38’i aşan bir oranda su tüketimini azaltarak 3 bin 840 metre küp su tasarrufu yaptı. Bu, 4 kişilik bir ailenin 3 bin 840 günlük ya da 3 bin nüfusa sahip bir kasabanın günlük su ihtiyacıyla eşdeğer. Ayrıca günlük 30 metre küp atık su, Ecolab çözümleriyle tekrar kullanılabilir hale getiriliyor. Su olmazsa üretim de yapılamaz. Bu nedenle Türkiye’deki işletmelerin üretime geçmeden önce bir su planlaması yapması gerekiyor, hali hazırda üretim yapan fabrikalarda ise mutlaka suyun geri dönüşümü için çözüm üretilmeli.

ŞİRKETİN SU RİSKİNİ HESAPLAYIN

Water Risk Monetizer isimli uygulama işletmelerin su riskini ölçerek, potansiyel su maliyetlerini hesaplıyor. İşletme sahipleri 10 yıl sonra maliyetlerinin nereye gideceğini yapılan analiz tahminleriyle görebiliyor. Uygulama 10 yıl içerisinde ne kadar verimli iş yapıp yapamayacağınızı gösteriyor. Tamamen ücretsiz olarak internette bulabileceğiniz bu uygulama ile şirketler su tasarrufu ile ilgili gerçekçi bir planlama yapabilir. Kullanımı çok basit. İsteyen herkes internet üzerinden girebiliyor. Diyelim ki İstanbul’da bir işletme kurmak istiyorsunuz. İstanbul’daki elektrik, su, yakıt gibi tüm girdilerinizi giriyorsunuz. Bu araç size bu işletmeyi kurduğunuz zaman bugün ve bundan sonraki 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl içerisinde ne kadar verimli iş yapıp yapamayacağınızı veriyor. Mesela size ‘Bulunduğun yerdeki su kaynakları üç yıl sonra kuruyacak. Bugün 10 liraya aldığın suyu 3 yıl sonra 15 liraya alacaksın’ diyebiliyor. Ya da ‘Buradaki su kalitesi düşecek, tuzlu su oluşacak. Üretim verimin 8 yıla düşecek’ gibi geri bildirimler veriyor.

EN ÇOK SU AYAK İZİ OLAN ÜLKELER (m³/kişi başı/yılda) ( not: 1 m³= 1000 litre)

USA 2483
Yunanistan 2389
Malezya 2344
İtalya 2332
İspanya 2325
Portekiz 2264
Tayland 2223
Sudan 2214
Kıbrıs 2208
Libya 2056
Kanada 2049
Mali 2020
Papua Yeni Gine 2005
Senegal 1931
Malta 1916
Fransa 1875
Rusya 1858
Suriye 1827
Belçika 1802
Kazakistan 1774
Türkmenistan 1764
Benin 1761
Finlandiya 1727
Küba 1712
İsviçre 1682
İran 1624
Avusturya 1607
Almanya 1545
İsrail 1391

BAZI GIDA VE ÜRÜNLERİN SU AYAK İZİ DEĞERLERİ

1 kilogram kırmızı et 16.000 litre su
1 fincan kahve 140 litre su
1 kilogram mısır 900 litre su
1 kilogram pirinç 3400 litre su
1 kilogram buğday 1350 litre su
1 elma 70 litre su
1 bardak elma suyu 190 litre su
1 bardak bira 75 litre su
1 dilim beyaz ekmek 40 litre su
1 kilogram peynir 5000 litre su
1 kilogram tavuk eti 3900 litre su
1 adet pamuklu tişört 2700 litre su
1 yumurta 200 litre su
1 kilogram keçi eti 4000 litre su
1 adet hamburger 2400 litre su
Bir otomobilin her 1 doları için 80 litre su
Bir çift deri ayakkabı 16.600 litre su
1 portakal 50 litre su
1 adet A4 kağıt 10 litre su
1 kilogram patates 900 litre su
Bir kadeh şarap 120 litre su
1 bardak çay 30 litre su
1 kilogram şeker 1500 litre su
1 adet kot pantolon 10850 litre su
1 adet pedde 810 litre su
1 adet mikroçipte 32 litre su
1 litre süt 1000 litre su

ECOLAB NELER YAPTI?

-Hindistan’ın Pune kentinde yer alan 5 yıldızlı Hyatt oteli, 3D Trasar Soğutma Suyu Teknolojisi ile 1,8 milyon galon tatlı su tasarrufu sağladı.
-ABD’li Kinseth Hospitality 33.3 milyon galon su tasarrufu sağladı.
-Kuzey Avrupa’daki organik atıkları elektrik santrallerine dönüştüren bir santral, Flocmaster teknolojisi kullanarak endüstriyel su kullanımını yüzde 85 oranında azalttı.
-İspanya Tarragona’daki bir Dow fabrikası, soğutma kulesi operasyonları için yüzde 40’a kadar geri kazanılmış belediye suyu kullanıyor.
-Meksikalı termik santral Termoelectrica, soğutma kulesini 3D Trasar ile optimize ederek 647 milyon galon su tasarruf etti.
-Ecolab yılda 1.1 trilyon galon suyun ıslah edilmesini sağlıyor. Bu miktar 64 milyon insanın günlük su ihtiyacını, 3.8 milyar insanın yıllık içme suyu ihtiyacını karşılıyor.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SU SORUNU

OECD’nin gelecekte tarımda su alanında risk yaşayacağını öngördüğü ülkeler raporunda Türkiye de yer alıyor. Türkiye orta-yüksek risk grubunda yer alıyor. Raporda Çin, ABD ve Hindistan en fazla su tehlikesi yaşanacak ülkeler olarak sıralanıyor. Tarımda yaşanacak su tehlikesi endeksine göre de Türkiye, 2024-2050 dönemi içerisinde en çok risk arz eden 15 ülke arasında. 2018 Çevre Endeksi Raporu’na göre Türkiye, atık su arıtma kapasitesi bakımından dünyada 41. sırada. İçme suyu ve sanitasyon alanında ise ülkemiz 72. Sırada. Türkiye su zengini bir ülke değil. Artan nüfusu, gelişen sanayisi ve hızla büyüyen kentleriyle 2030 yılında su sıkıntısı çeken bir ülke olacağı tahmin ediliyor.




Bu haber 28 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI