Bugun...


PAGAN YILBAŞI BAYRAMLARI
SATURNALIA ve YULE

PAGAN YILBAŞI BAYRAMLARI

Paganizm, sığ bir biçimde "putataparlık" olarak isimlendirilse de, aslında İlk Çağ insanlarının doğadaki güç ve güzelliği izlemeleri, onda kutsallık ve tanrısallık algılamaları; böylece doğaya dayalı bir inanç modeli geliştirmeleri anlamındaydı. Bu nedenle tüm astronomik olaylar, objeler ve konumlar fazlasıyla önemsenir; göksel varlıklar tanrı olarak algılanır, pozisyonlar ise kutsal günler şeklinde kutlanırdı.

Aralık ayı ise en fazla sayıda festival içeren bir aydı.

Tanıtacağımız ilk bayram olan Saturnalia, tanrı Satürn adına kutlanan bir festivaldi. Julyen takvimine göre 17 Aralık'ta başlar, 23 Aralık'a dek sürerdi.

 

Saturnalia - Thomas Coutre
  Tanrı Satürn -astrolojide katı, tutucu, kısıtlayıcı, hatta bir ölçüde asık yüzlü ve sert bir gücü sembolize etse de- mitolojide bolluk, bereket ve özgürlük veren bambaşka bir tanrıydı.

Bir çağ yaşanmıştı -içinde yaşamakta olduğumuz acılarla dolu çağdan çok önceleri, şimdilerde çoktan unutulmuş bir zamanda- Altın Çağ adlı. Hesiodos ve Ovidius'un anlatmaktan usanmadıkları bu çağda yiyecekler yerden bitmekte, insanlar avlanmak/çalışmak zorunda kalmamakta, hayvanlar birbiri ile dost yaşamaktaydılar. Bu benzersiz çağı yaratmış (ve de Cumartesi -yani Saturday- gününe ad vermiş) olan tanrıydı Satürn. Mutlulukla dolu olan zamanlarda evrenin hükümdarı olan Satürn, oğlu Jüpiter tarafından devrildi, esir edildi... ve Altın Çağ sona erdi. Çağımız başladı.

Saturnalia, bolluk verici Satürn'ün bayramıydı. "Günlerin en iyileri" olarak adlandırılan bu bayramda en önemli özellik karşılıklı armağanlar verilmesiydi. Festival tam bir özgürlük ortamıydı. Bayram boyunca içki su gibi akar, cinsel yasaklar

ortadan kalkar, kumar oynamaya izin çıkar, konuşma özgürlüğü doğar, roller değişir, efendilerle köleler aynı masada yemek yerler, içerler ve eğlenirlerdi.

 

Aralık ayındaki br diğer önemli bayram ise Yule'du. Yule, aslında Cermenler arasında kutlanmakta olan bir bayramdı. Zaman içinde Avrupa, özellikle de Galya ve Britanya'ya yayılmış, Keltler tarafından 20 ile 23 Aralık tarihleri arasında kutlanır olmuştu.

Yule, 21 Aralık'taki Gündönümü -yani güneşin dünyamıza en eğik, güçsüz geldiği andan başlayarak giderek yükselmesi, güçlenmesi- ile ilgiliydi. Bu astronomik olay "Meşe Kral" (Oak King) adı verilen bir tanrının doğumu şeklinde kutlanmaktaydı. Meşe kral tabii ki doğayı, onun doğumu ise doğanın canlanışını sembolize ediyordu.

Anaerkil bir bayramdı Yule. Bu yüzden hafif ve lezzetli içkiler ile tatlılar ön plandaydı. Zaten ana tanrıça'ya tapan birçok uygarlıkta kutsal günlerde kurabiye pişirme geleneği yaygındı. Örneğin Yakın Doğu'da Aşera'ya tapan kadınların Yahudilik sonrasında bu geleneklerinden vaz geçmemekte direnmeleri Tevrat'ta Yeremaya 44. bap, 15'ten 19. ayete dek lanetlenmişti.

Bayramın resmi içkisi baharatlı elma şarabı (spiced cider) idi. Şarap, elma hasadı ile toplanan elmalarla yapılırdı. Çevredeki en yaşlı elma ağacının bahçedeki tüm elmaların verimliliğini sağladığına inanıldığından, son kadeh şarap onun şerefine kaldırılırdı.

Bayramın bir diğer özelliği ise pomander yapımıydı: Pomander, elma ya da potakallara kurutulmuş karanfillerin saplanması ile yaratılan koku verici süslemeler. Çocuklar bunları yaprağını dökmediği için çam dalları ve buğday sapları ile süsler, komşu evlerin kapılarını çalar ve bereket vermesi anlamında armağan ederlerdi.

Bayramın özel bitkisi ise ökseotuydu. Tüm evler, ağaçlar ve yollar bu bitki ile yapılan süslemelerle bezenirdi.

Birlikte şarkı söylenmesi de bayram geleneğinin bir parçasıydı. Britanya'nın -Cornwall benzeri- bazı bölgelerinde hala yaşamakta olan adet gereği grup halinde gezen Wassail şarkıcıları kapıdan kapıya dolaşır, ev sahiplerine baharatla kaynatılmış elma şarabı ikram eder, karşılığında armağan kabul ederlerdi.

Bir zamanlar teknolojik devrim ile farklı bir yaşam modeline henüz geçmemiş insanoğlu, mevsimlerin değişimini izleyebilir; başlayıp bitişlere, yani "döngüye" entegre yaşardı. Böylece söz konusu değişimi yaratan güçteki yüceliği, bereketin ve bolluğun bu gizemli şifre ile ilişkisi fark edilebilirdi.

Sözün özü, tüm pagan bayramların ardında aslında sadece doğa adlı fenomene saygı duyulması, bir yandan eğlenirken, diğer yandan da onu onurlandırma çabası vardır.

Zaten paganizm de sadece budur.

 

 

 



Bu haber 189 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI